UYKU NEDEN ÖNEMLİ?

Uyku yaşamımız boyunca ruh ve beden sağlığımızı korumada ve yaşam kalitemizi sürdürmede hayati bir rol oynar. Uyku sırasında vücudumuz, sağlıklı beyin fonksyonları sağlamaya ve fiziksel sağlığımızı korumaya odaklanır. Çocuklarda tüm bunlara ek olarak, gelişim ve büyümeyi de destekler.

Çalışmalar kaliteli bir gece uykusunun öğrenmeyi kolaylaştırdığını göstermektedir. Uyku uyumak, daha dikkatli ve yaratıcı olarak karar vermemize yardımcı olur. Uyku, bedenin dinlemesinden ziyade beyin için gereklidir. Gün boyu trilyonlarca bilgiyi işlemek zorunda kalan beynimiz, algılama sisteminin düzgün çalışabilmesi için periyodik bir bakıma yani uykuya ihtiyaç duyar.

Hafta sonları daha mı çok uyuyorsunuz? Aslında bu durum hafta içi sizin yeterli uyku uyumadığınızın bir göstergesi olabilir. Kötü uyku alışkanlıkları ve yetersiz uyku, bir süre sonra sağlığınızı olumsuz etkilemeye başlar. Kaliteli bir uyku için bedenimizi uykuya hazırlamak da çok önemlidir.

Peki yaşamımız için bu kadar önemli olan uyku nasıl oluşuyor? Güneş battığında, beyin epifiz bezi uyku hormonu olan melatonini salgılamaya başlar. Böylece vücuda uyku vaktinin geldiği mesajı verilir. Sabah uyandığımızda ise, uyku getiren bir kimyasal madde olan adenozin salgılanmaya başlar ve gün boyunca vücutta depolanır. Yatağa girdiğimizde diğer maddeler ile beraber beynimize nüfuz ederek uykumuzun geldiğini hissettirir. Nörokimyasal bir madde olan ABA ise beyin sapını uyararak uyku emri verir. Bundan sonraki aşama ise uykudur.

Bazen de herşey yolunda gitmez. O gün, yatağa yattıktan birkaç dakika sonra gün boyunca yaptıklarımızı düşünürüz. “Niye böyle konuştum ? Neden yaptım ? Peki nasıl davranmalıyım?” gibi pekçok düşünce aklımızdan geçmeye başlar. İşte zihnimizdeki ilk büyük savaş o anda başlar ve zihin strese girer. Stresin tetiklediği adrenalin kalp atışlarını, kan basıncını, vücut ısısını ve nefes alıp verişini bozar. Adrenalinin kardeş stres hormonu olan kortizol de beraberinde artmaya başlar, böylece kan şekeri seviyesi yükselerek zihin açılmaya başlar. Beynin uyku ve uyanıklık merkezleri arasındaki kavga, artık başlamıştır.

İkinci saatin sonunda yatakta sağa sola dönüp uyuyamamak morali iyice bozar, adrenalin-kortizol seviyesi bir miktar daha artar. Ani ve derin nefes almaya başlarız.

Yatakta geçirdiğimiz üçüncü saatin sonunda pes edip yataktan kalkarak Tv ya da bilgisayarı açtığımızda büyük bir hataya da kucak açmış oluruz. Ekrandan yayılan mavi ışık, melatoninin daha da bastırılmasına sebep olur. Beynimiz de o anda yeni günün başladığı hissine kapılır. Zihin uykudan daha çok seyredilen veya okunan şeye yöneldiği için, yatakla ilk temas ettiğimiz zamana göre daha da uyanık hale geliriz.

Beşinci saate girilirken beynin uyku merkezi bu savaşı kazanır ve bir süre uykuya dalınabilir. Ancak doğal uyku gibi yavaşça uykuya dalmak mümkün olmaz. Beyin dalgaları yüksek bir frekansta sıkışıp kaldığı için kesintili ve rahatsız bir şekilde uyunur.

Yedinci saatin sonunda işe gitme vakti geldiğinde ya da alarm çaldığında beyin, derin uyku sürecinde girilen delta aşamasına girdiğinden, hemen uyanmak zor olur. Uyanmaya çalışılsa bile vücutta yeteri kadar adenozin yakılmadığından zihin hâlâ bulanıktır. Hızlıca kendine gelmek için bir fincan kahveye ihtiyaç duyulmasının nedeni, kafein alarak adenozini etkisiz hâle getirmektir.

Uykusuz geçen bir gece sonrası yeteri kadar dinlenilemediği için, kendimizi huysuz ve sersem hissederiz. Beyninin mantık ve konsantrasyon merkezi olan ön korteks odaklanmakta zorluk yaşar; asabi ve fevri bir hâle bürünebiliriz. Ancak her şeye rağmen bir sonraki gece doğru saatinde uyumayı başarabilirsek bu travmayı ertesi güne taşımadan o gecede bırakabiliriz.

Peki, elimizden düşüremediğimiz akıllı telefonlar uykumuzu nasıl etkiliyor? Harvard’da yapılan bir araştırmada, uykudan hemen önce akıllı telefonlara bakan kişilerin uykuya dalmasının daha uzun sürdüğü, vücudun biyolojik saatini düzenleyen melatonin hormonunda azalma olduğu ve sabahları yorgun hissederek kalktıkları bulunmuştur. Gece sadece karanlıkta salgılanan melatonin hormonu saat 21.00’den sonra salgılanmaya başlayarak 2.00-4.00 arası aralıkta  en fazla salgılanır. Melatonin vücutta ergenliği başlatan uykuyu sağlayan ve üreme üzerinde etkisi olan önemli bir hormondur. Uykusuzluk durumunda, salgılama düzeni bozulur.

Gece uykusundaki REM adı verilen özel bölümde, beyin çok aktif olup beyin dalgalarımız neredeyse gündüz uyanıkken olduğumuz kadar aktiftir. Her gece yaklaşık 1,5 saatte bir ortaya çıkan REM dönemleri, beynimizin neleri kaydedip neleri sileceğini belirleyen en önemli zihinsel faaliyetlerdir.

Gece boyunca fazla ve yüksek kalorili besinler tüketmek, gün içindeki hareket azlığı, uyku saatlerindeki düzensizlik ve depresyon gibi duygu durum bozuklukları uykumuzun kalitesini azaltan unsurlardır. Özellikle gelişim çağındaki çocuklar ve gençler olmak üzere genç-yaşlı herkesin ihtiyacı olan uyku için uyku mekanının düzenlenmesi kadar uyku öncesi ritüeller de bizi uykuya hazırlamaktadır.

 

Mine GENÇER

Nesibe Aydın Okulları

Rehberlik Birimi

 

Kaynaklar:

https://sleepfoundation.org/

www.nbeyin.com.tr/

www.metinozata.com

24 Mayıs 2018 Perşembe
MİNE GENÇER
PDR - GÖLBAŞI