Sizin sosyalleşme alanınınız AN’ I yakalayabiliyor mu?

İnsanın iletişim becerileri ve biçimi yıllarla değişmektedir. Konuşma ve yazma ile başlayan iletişim, deneyimleri gelecek nesillere aktaran matbaa ile değişime uğramıştır. Bugün ise dijital kodlar, çeşitli sembol ve kısaltmalar kullandığımız iletişim yollarımız, fotoğraf kareleri ve altındaki notlarla ifade ettiğimiz kimliklerimiz ve sosyal hayatlarımız var. Medya kullanımı, yeni bir sosyalleşme biçimi olarak anılmaya başlanmış, sosyalleşme olgusu, bireyin içinde bulunduğu fiziksel şartlarla, etrafındaki insanlar ve mekânlarla tanımlanmanın ötesine geçmiştir.

Sosyal medya üzerinden “Ben Kimim? “ açıklamaları yapma ve sosyalleşme çabamıza Psikolog Bruce Hood “hepimiz ikinci bir hayat isteriz” bakış açısı ile yaklaşıyor. Sosyal medya kullanıcısını, içinde hiç yaşlanmayan, hastalanmayan harika bir bedene sahip olabileceği şahane evlerde sıra dışı yaşamlar sürebileceği çevrimiçi bir dünya tasarlayan bir birey olarak düşünüyor. Gerçek hayat ile dijital alanda yaratılan yaşam arasında oluşan farklılara değinerek kişilerin kendi benliğini oluştururken başkalarının görmek istediği benliği yarattığına işaret ediyor.

Goffman ise gündelik yaşamda benliğin sunumunu, kişilerin sergiledikleri bir performans ve izleyici oyuncu arasındaki etkileşim olarak ifade ediyor. Benliği sunma performansı içinde olan oyuncunun amacı izleyici karşısında en iyi performansı sergilemek yani kendi hakkında en iyi algıyı oluşturmaktır. Bu meyanda ikinci amaç ise oluşturulan bu algı sonrasında beklenen alkışı izleyicinden koparmaktır. Tıpkı sosyal medya paylaşımlarımızın ardından meşgul olduğumuz beğenileri takip etme davranışımız gibi.

Sürekli bir kurma ve inşa etme süreci olan dijital kimlik oluşturma, gelecek ve geçmişe göndermeleri olan ve bireyin belirlediği bir zaman katmanında ilerliyor.

Başkalarının görmek istediği bu zamansız benliğin peşinde koşarken yaşam gösterme telaşımız anı yaşamaya engel oluyor. O ana eklenen fotoğraf ve “bu da burada dursun “ başlığı ile yeni bir fotoğraf daha eklemenin hazzına ve dinginliğine kavuşuluyor ta ki yeni bir fotoğraf karesini paylaşma telaşı gelene kadar.

Karşı karşıya geldiğimizde göz temasını kaçırıp bir merhabayı esirgerken ilkel bir merakla takipçi olmak ve izletebilmek için takip edilme arzusu ile yanıp tutuşuyoruz, kaçırdıklarımızı fark etmeden.

Yaşanmayı bekleyen “ bahar” kapımızda yine… Soğuğu ile ünlü bu şehirde “yaz sevenler “ olarak güneşe, zamansızlıkla ya da sadece zamansızlık bahanesiyle belki de rafa kaldırdığımız birçok yaşantıya, kış mevsiminin özellikle sabahlarımızı karartan günlerinden kurtularak kavuşmayı bekliyoruz. Hiç görülmemiş şehir, başka bir ülke, yeni bir kültürü tanırken, arkadaşlarımızla oyunun tam ortasındayken, yeni dünyaya gelmiş bir bebeği kucağımıza alırken, doğum günümüz için bize verilen paketi açarken, uzun zamandır beklediğimiz bir konserin içinde coşku içinde o tınıyı yaşarken fotoğraf makinelerimiz anıları biriktirmek için elimizde. Daha doğrusu denizin içinde bile çekim yapabilen telefonlarımız bizimle. Aslında telefonlarımız elimizden düşmemecesine bizimle…;

Yaşadığımız güzel anları geriye dönüp hatırlamak istediğimizde mutlu eder bizi fotoğraf kareleri. Anılarımız, o anı yaşarken hissettiğimiz duygularla birikir fotoğraflarımızda. Ancak öncelikli olan o zamanı doyasıya yaşamaktır elbette. Güzel bir pozu ve kendimize fon yaptığımız bir mekânı sosyal medya taraftarlarımız için yayınlama telaşına düşmek yerine tadını çıkarmalı zamanın sevdiklerimizin ve gezip gördüğümüzün yerlerin.

Yaşayamadığımız “an” ın, anılarını biriktiremeyiz ki! Dilerim ki paylaşmak mı yoksa bir telaş ile ispatlamak mı telaşına düşmeden yaşayacağımız bahar olsun bu bahar.

Hande AKMAN
İlkokul Rehber Öğretmeni
Primary School Guidance Teacher


Hood, B. (2012 / 1). Benlik Yanılsaması: Sosyal Beyin
Kimliği Nasıl Oluşturur. (Çev. Eyüphan Özdemir). İstanbul:
Ayrıntı Yayınları.
• Binark, M. (2004). “Kimlik(lenme) Dipnotsuz İletişim ve
Etnik Laflama Odaları”. İnternet, Toplum,Kültür içinde.
Der. M. Binark ve B. Kılıçbay, Ankara: Epos Yayınları.
• *Goffman, E. (2009). Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu.
(Çev. Barış Cezar). İstanbul: Metis Yayınları.

23 Mayıs 2018 Çarşamba
HANDE AKMAN
iLKOKUL REHBER ÖĞRETMENİ - GÖLBAŞI